• 07 Şubat 2018, Çarşamba 20:11
ZiyaGÜNEY

Ziya GÜNEY

Belediyelerin gayrimenkul satışları

Geçtiğimiz yıllarda merkezi idarenin yerel yönetim reformu çerçevesinde gerek 5216 ve 6360 sayılı Büyükşehir yasaları gerekse 5393 sayılı Belediye yasası ile yeni yetki görev ve sorumluluklar verilmişti.

Ancak 3 ayaklı olması gereken yerel yönetimlerin güçlendirilmesi projesinin 2 ayağı eksik kaldı.

Bunlardan birisi belediyelerin mali yapılarının güçlendirilmesi, diğeri dedemokratik yapıya kavuşturulması idi.

Her iki sorun da devam etmekte olup bugünkü yazımızda belediyelerimizin mali yapılarını düzeltmek için başvurdukları gayrimenkul satışlarını gündeme getirmek istiyoruz.

Ancak bu durum belediyelerin plansız ve programsız olarak en kolay yolu seçerek ellerindeki gayrimenkulleri elinden çıkarmasını gerektirmemelidir.

Bizim gerek diğer zeminlerde gerekse medyada çeşitli defalar ifade etmeye çalıştığımız gibi gelişmiş batı ülkelerinin kentlerinde belediyelerin elinde önemli oranda gayrimenkul  bulunmakta ve bunları satmak yerine daha da arttırmanın çabası içerisinde bulunmaktadırlar.

Kara Avrupa’sı kentlerinde kent yüzölçümlerinin yüzde 30-40 ı, kuzeydeki İskandinav ülkelerinde ise bu oran yüzde 40-50’lere çıkmaktadır.

Bizim de uzun yıllar kaldığımız Almanya’da Köln kentinin yüzde 31’ini teşkil eden arsalar Köln Belediyesinin mülkiyetinde bulunmaktadır.

Bugün imar planı hazırlanması ve imar yönetmeliklerine göre standartlara uygun olarak hazırlanan bir imar planında yol, yeşil alan, park, resmi kurum alanı vs. gibi sosyal donatı alanları ile birlikte zayiat oranı yüzde 45-50’yi bulmaktadır.

İlgili mevzuata göre bunu karşılamak için vatandaştan alınan düzenleme ortaklık payı ise en fazla eskiden yüzde 35 günümüzde ise yüzde 40’tır.

İmar planlarının uygulanması için aradaki farkın ya kamulaştırma yolu ile veya kamuya ait arazilerden karşılanması gerekir.

Belediyelerin elinde yeterli kaynak olmadığı için ancak arsa stoklarından bu açığın kapatılması gerekir.

Arsa ve diğer gayrimenkullerin satılması bunu imkansız hale getirmektedir. Kaldı ki kentlerimizde başta sağlık ve eğitim olmak üzere spor, kültür,sanat hizmetleri için de yeterli alan bulunmamaktadır.

Geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde Mudanya yolu üzerindeki TKİ arsasında, Santral Garajda ve Yeni Otobüs Terminali’nde örneklerini gördük. Acemlerde BUSKİ’nin karşısındaki otobüs İşletmesine ait yer de satılmış ancak daha sonra mahkeme kararı ile bu satış iptal edilmiştir.

Yerel medyadan öğrendiğimize göre son olarak Demirtaşpaşa semtinde Meslek lisesinin karşısındaki şu anda açık otopark olarak kullanılan 42 dönümlük arsa özel teşebbüse satılmış bulunmaktadır.

Bütün bunlara ilaveten bir de 6360 sayılıBüyükşehir yasası ile köyden mahalleye dönüşerek ilçelere ve Büyükşehir’e bağlanan yerleşim birimlerindeki meraların da mera vasfından çıkarılarak çeşitli amaçlarla imara açılmaları söz konusudur.

En kolay yol seçilerek satılan bu gayrimenkuller dolayısıyla esasen plansız ve çarpık yapılaşan kentlerimiz aynı şekilde büyümeye devam edecek imar planlarının uygulanması ve sosyal donatı alanları için yer bulmak imkansız hale gelecektir.

Kent yönetiminde sorumluluk alan yöneticiler en kolay ve basit olan gayrimenkullerini satma yolunu tercih etmeden de kaynak yaratma yol ve yöntemini bularak hizmet etme maharetini göstermelidirler.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Site en altı
yukarı çık