• 07 Şubat 2018, Çarşamba 19:14
ZiyaGÜNEY

Ziya GÜNEY

Yeni Batı OSB ve gerçekler.. ( 1 )

Bilindiği gibi kentimizin batı bölgesindeki  tarım alanlarına çok büyük ölçekte   yeni bir  OSB kurulması gündeme gelmiş bulunmaktadır..

Bu konunun şüphesi başlangıç noktası İstanbul İl çevre düzeni planıdır.. Bugünkü yazımızda bugüne kadar gelinen süreci kısaca açıklamak istiyoruz

İstanbul İl Çevre Düzeni ilk defa İstanbul  B.Şehir Belediye Meclisinde 14.07.2006 tarihinde kabul edilip 22.08.2006 tarihinde  yürürlüğe girdi..

Ancak bu plan herhangi bir ihale açılmadan BİMTAŞ AŞ ye yaptırıldı ve BİMTAŞ ın görevleri arasında çevre düzeni planını yapma yetkisi yoktu.. Ayrıca planı imzalayan BİMTAŞ yetkililerinin çevre düzeni planı yapma yeterlilikleri de bulunmamaktaydı

Nitekim 2006 yılında yürürlüğe giren bu İstanbul Çevre Düzeni planı meslek odalarının İdare mahkemesine yaptıkları müracaat neticesinde iptal edildi..

Bunun üzerine  İstanbul B.Şehir Belediyesi BİMTAŞ AŞ ye bağlı İstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Tasarım  Merkezine ( İMP ) iptal edilen çevre düzeni planını revize ettirerek yeni bir çevre düzeni planı hazırlandı..

İstanbul’un bu yeni İl Çevre Düzeni Planı  İstanbul B. Şehir Belediye Meclisinden geçirilip 15.06.2009 tarihinde  onaylanarak yürürlüğe konuldu..

Bugün yürürlükte olup tartışmaların odağında olan bu İstanbul İl Çevre Düzeni Planıdır.

Bu konuda gerek köşe yazılarımda gerekse yeni Bursa İL Çevre düzeni planı hazırlanırken kent konseyi ve B.Şehir zeminlerinde ilgilileri yetkilileri uyardım . Bu planın  kentimize  birçok alanda muhtemel  olumsuz etkilerini dile getirdim.. Ancak fazla dikkate alınmadı..

Bu plan; AB nin ve küresel sermaye odaklarının da uzun süreden beri ülkemizden talep ettikleri, gerek  9. 7 yıllık plan stratejisi ve 9. 7 yıllık kalkınma planı  ( 2007-2013 )      ve diğer dökümanlarda yer alan üst düzey bölgesel Merkez ( İstanbul ) ve alt düzey yerleşimler (Bursa ve Marmara bölgesindeki diğer kentler ) yönetim ilkelerine paralel olarak hazırlanmıştır. Bu planın, tarımdan  şehre göçü hızlandıracağı, aynı zamanda İstanbul ve Marmara Bölgesindeki diğer Kalkınma Ajansları çalışmalarına yol gösterici bir fonksiyona sahip olduğu görülmektedir..

Mevzubahis Çevre Düzeni Planı incelendiğinde  İstanbul küresel sermayenin şemsiyesi altında üst düzey bölgesel bir kültür, turizm, ticaret ve finans merkezi olarak planlanırken, Bursa ve Marmara Bölgesindeki diğer kentlerin de İstanbul’a lojistik destek sağlayan, kirletici sanayileri ve artan nüfusu absorve eden alt merkezler haline getirilmek istendiğini görüyoruz..

Esasen gerek 9.  plan stratejisinde ( 2007-2013 ) ve gerekse diğer dökümanlarda AB nin de istekleri doğrultusunda Marmara Bölgesinin İstanbul merkezli planlanması yer almaktadır..

İstanbul Çevre Düzeni Planı bir taraftan kendi içerisinde ulusal planlama, şehircilik, kentleşme  ilke ve yaklaşımlarından uzak kalırken diğer taraftan da Marmara Bölgesinin değişik yerlerinde (güney aksında Bursa, Yalova, Çanakkale, Marmara denizi içi , doğu aksında Kocaeli, Sakarya  ve batıda Trakya’da ) önemli stratejik  ve operasyonel hedefler koymaktadır..

Gerek yukarıda saydığımız  gerekse kentsel birçok projede hiçbir analiz ve sentez çalışması yapılmadan dış güç odakları ile merkezi idarenin isteği doğrultuda plana işlenmeleri çevre düzeni planını bütün Marmara Bölgesini İstanbul merkezli yerel ve küresel sermayenin rant alanı haline getirmektedir.

Planda İstanbul’a yeni sanayi öngörülmediği için  nüfus projeksiyonlarında İstanbul için 16-17 milyon nüfus ile doygunluğa ulaşacağı planlanmaktadır..

Bu plan kararlarının açılımı ve diğer stratejik kararlardan İstanbul ve yakın çevresindeki mevcut ve yeni kurulacak sanayi tesislerinin  desantralizasyonu  (dağıtımı ) gerekli görülmektedir..

Bu sanayinin ve buna paralel artan nüfusun öncelikli adresi de Marmara Bölgesindeki Bursa ve Trakya Bölgesi ile  diğer irili ufaklı  yerleşim birimlerimizdir..

Bundan en çok etkilenecek kentlerimizin başında da hiç şüphesiz kentimiz gelmektedir. Bursa’ya İstanbul’un arka bahçesi rolü kendi kimliğinden tamamen koparıp İstanbul’un hinterlandı niteliğine dönüştürecektir..

Nitekim bu konuda adımlar atılmaya başlanmış olup bunlardan sonuncusu da kentimizin batı bölgesine kurulması planlanan Nilüfer’ê bağlı Çatalağıl,  Badırga ve Karacabeyê bağlı Taşpınar ve Muratlı (köyleri ) mahalleleri sınırları içerisindeki 1270 hektarlık devasa bir alana OSB kurulması çalışmalarıdır..

Bu konudaki görüşlerimizi bundan sonraki yazımızda siz değerli okuyucularımızla paylaşmaya devam edeceğiz..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Site en altı
yukarı çık