• 08 Şubat 2018, Perşembe 18:03
ZiyaGÜNEY

Ziya GÜNEY

Büyükşehir şişe suyu ve gerçekler...

Evliya Çelebi'nin bundan yüzyıllarca önce “Bursa sudan ibarettir“ dediği kentimizde Büyükşehir Belediyesi’nin şişe suyu satma projesini yanlış ve gereksiz buluyoruz…

Yaklaşık 40 yıldan beri diğer asli görevlerimizin dışında medyada, kentimizin belediyecilik, şehircilik ve çevre sorunları hakkında görüş ve düşüncelerimizi dile getiriyor ayrıca diğer zeminlerde de bu görüşlerimizi ifade etme fırsatı buluyoruz.

Bu görüşlerimizi dile getirirken en fazla üzerinde durduğumuz hususlardan birisi de kentimizin içme suyu açısından diğer illere göre çok iyi bir durumda olduğudur.

Yerel yönetimlere göreve geldiğimiz 1989-1994 döneminde barajdan kentimize gelen suyu arıtan Dobruca arıtma tesislerindeki kapasiteye bir o kadar daha ilave edilmiş, Nilüfer Barajı’nın programa alınması da sağlanarak geçtiğimiz yıllarda bitirilmesi ile kentimizin 2030 yılına kadarki içme suyu ihtiyacı karşılanmıştır.

Ayrıca bunlara ilaveten kısmen devreye giren 145 milyon m3 /yıl su kapasiteli çok amaçlı Çınarcık Barajı ile metropol Bursa’nın çok daha uzun vadeli içme ve kullanma suyu karşılanmış olmaktadır.

Bu arada yine bizim dönemimizde başlayıp günümüze kadar devam eden proje ile kentimizin içme suyu şebekesi yenilenmiş, kayıp kaçak oranları batı standartlarına indirilmiştir.

Buna ilaveten Büyükşehir Belediyemiz (BUSKİ) geçtiğimiz yıllarda Dobruca arıtma tesislerine yaptıkları ileri teknoloji yatırımları ile kentimizin şebeke suyu en son teknolojilere göre arıtılıp şehir şebekesi ile Bursalı hemşerilerimize ulaştırılmaktadır…

Her ne kadar son yıllarda şehir içme suyu şebekesinde yer altı suyu kuyularından şebekeye direkt basılan su sebebiyle bazı sorunlar yaşansa da…

Biz her zaman ve her zeminde şebeke suyumuzun şişe sularına göre göre daha sağlıklı ve güvenilir olduğunu iddia ettik ve etmeye de devam ediyoruz.

Özellikle çocuklarımızın gelişmeleri açısından da şehir şebeke suları daha faydalıdır. Zira şişe sularının sertliği yani içerisindeki kireç (kalsiyum) oranı çok düşük olup şehir şebekelerinde bu oran hem küçükler hem de yaşlılar için ideal sertlik olan 17 civarına ayarlanmaktadır.

Ayrıca şişelerin polikarbonat malzemeden üretilmiş olması geri dönüşümlü ambalajla halkımıza sunulacak sular özellikle mikrobiyolojik açıdan son derece risk taşımaktadır… Bu konuda uzun süreden beri ülkemizde yoğun tartışmalar yaşanmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde ulusal TV kanalları denetimler neticesinde  laboratuvarlarda analiz edilen damacana-şişe sularının büyük çoğunluğunun sağlık şartlarına uymadıkları haberini verdiler. Bu türden haberleri sık sık duyar olduk…

Ülkemizde pazarlanan memba (şişe) sularının büyük bir bölümü Uludağ’daki kaynaklardan karşılanmaktadır… Büyükşehir Belediyesi’ne düşen öncelikli görev, piyasaya girmek değil, bu kaynakların ve şişeleme tesislerinin sağlık ve hijyen koşullarına uygun olup olmadığını denetlemek olmalıdır.

Büyükşehir Belediyesi (BUSKİ) 15 milyon TL’lik bir yatırımı yapıp tesisi işletmeye aldığında şişe suyunun reklamını “değerli hemşehrilerimiz bundan böyle sağlıksız! şartlarda evlerinizdeki musluklarınıza gelen şebeke suyu yerine Hüdavendigar memba suyunu kullanın“ mı diyecektir…

Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Alinur Aktaş’ın bu konuda ciddi bir araştırma yapmasını ve gerekli görülürse Büyükşehir Belediyesi’nin (BUSKİ) şişe suyu projesini durdurmasını veya birçok şirkette yapıldığı gibi bu projeyi de özel bir şirkete devretmesinin yerinde ve faydalı olacağını düşünüyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Site en altı
yukarı çık