• 07 Şubat 2018, Çarşamba 23:28
ZiyaGÜNEY

Ziya GÜNEY

Baz istasyonları

Son yılların çevre sağlığı açısından en önemli sorunlarından birisi de hiç şüphesiz baz istasyonları konusudur.

Bu konuda bugüne kadar yerel mahkemelerimiz ve üst mahkemeler aldıkları çok farklı kararlar ile vatandaşlarımızın kafalarındaki soru işaretlerini maalesef giderememişlerdir.

Baz istasyonları ile ilgili olarak yerel yönetimlerimizin yetki görev ve sorumlulukları konusunda da tereddütler bulunmaktadır.

Biz bugünkü yazımızda konuyu 2009 yılındaki Anayasa Mahkemesi kararından sonra günümüze kadar olan süreçteki gelişmeleri kısaca özetlemek istiyoruz.

Anayasa mahkemesinin İzmir Bölge İdare Mahkemesinin başvurusu üzerine Baz İstasyonları ile ilgili olarak aldığı yürütmeyi durdurma kararı 13.10.2009 günlü resmi Gazetede yayınlandı.

Anayasa mahkemesi bu kararında 5189 sayılı torba kanunla Telefon Telgraf kanununun 35. maddesine ilave edilen ve baz istasyonlarının kurulmasında belediye ve belediye hudutları dışında il özel idarelerinden ruhsat alınmasına gerek bulunmadığına dair hükmün yürütmesini durdurmuş bulunuyor.

Bu gelişmelerden sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 21.04.2011 tarih 27912 sayı Resmi Gazetede Elektronik Haberleşme Cihazlarından kaynaklanan Elektromanyetik alan şiddetinin uluslararası standartlara göre maruziyet limit değerlerinin belirlenmesi, kontrolü ve denetlenmesi hakkında yönetmelik yayınlandı.

Yönetmelik teknik olarak Bilgi teknolojileri ve İletişim Kurumunun 21.04.2011 tarihinde çıkarmış olduğu yukarıda bahsettiğimiz yönetmeliği esas almakta ve baz istasyonları ile ilgili olarak yalnız imar konusunda hükümler içermektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, son zamanlara kadar aldığı karar ve yaptığı yorumlarla baz istasyonlarının varlığını “tehlike sorumluluğu” olarak kabul etmiş ve insan yaşamını kamu yararı nın üzerinde tutarak “tam anlamıyla çağdaş “ bir görüş ortaya koymuştur.

Ancak 4.Hukuk Dairesi Mayıs 2011 tarihinden sonraki kararlarında, önceki karar ve içtihatlarının   aksine, tehlike sorumluluğu kavramı üzerinde durmamış; tam aksine davacıların zarar görmeleri ve bu zararlarını ispatlamaları gerektiği vurgulamıştır.

Bu konuda son olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30.05.2012 tarihli E 2012/4-147, K 2012/327 kararı ile baz istasyonlarının ''uzun zaman diliminde insan sağlığına zarar vereceği, insanların psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yarattığı, bu nedenle şehir dışına çıkarılması'' gerektiğine ilişkin yerel mahkeme kararını oy çokluğuyla onadı.

Halen içtihat olarak nitelenebilecek olan bu karar yürürlükte bulunmaktadır.

06.12.2012 tarih 28489 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6360 sayılı Büyükşehir yasasının 18. Maddesinde Elektronik haberleşme cihazları (baz istasyonları ) ile ilgili olarak 5393 sayılı Belediye yasasının 15. Maddesine “ücret karşılığı yer seçim belgesi verilir” hükmü eklendi. Bu belge 20 gün içinde verilmemişse verilmiş sayılacak Büyükşehir sınırları içinde bu belgeyi ve ücreti almaya büyükşehir belediyeleri yetkili kılındı…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Site en altı
yukarı çık